Navadwip, Hindistan — 7 Şubat, Pazartesi


Nereye gidiyoruz?

Biz Hare Krishna maha-mantrayı — günde on altı round! — söylüyoruz, dolayısıyla bu yaşam süresinin sonunda "Tanrı Katına" gideceğimizi biliyoruz, öyle değil mi?

Srila Guru Maharaj'a göre, nihai kaderimiz bilincimize bağlıdır; son hedefimiz, mantranın tekrarlanması ("kuru sıkı mantra atmak") ile belirlenmekten çok maha-mantranın içsel anlamı hakkındaki anlayışımız ile belirlenir.

...Sampradayamız daha üstün [bir] değerlendirme vermiş bulunuyor. Daha derin bir kavrayış, Hare Krishna mantranın Rama lila ile hiçbir şekilde ilgisi bulunmadığını ortaya koyacaktır. Gaudiya Vaishnava'lar, Hare Krishna mantradaki "Rama" adından Radha-Ramana Rama'yı anlarlar. Bu, "Srimati Radharani'ye zevk veren (ramana) Krishna" demektir. Bizim anlayışımıza göre, Hare Krishna mantra Rama bilinci değil topyekûn Krishna bilincidir....

Ve manevi başarımızdan mantranın içsel kavramı sorumludur. Bir kişi "Rama" adını telaffuz ettiğinde Dasarathi Rama'yı kastediyorsa, cazibesine kapıldığı şey onu oraya, Ayodhya'ya götürecektir; eğer Parasurama'yı kastediyorsa başka bir yere cezbolacaktır. Ve eğer Rama Radha-Ramana Rama'yı kastediyorsa, Goloka'ya gidecektir. Adanmış kulun içsel anlayışı onu kendi hedefine yönlendirecektir.

Kayıp Hizmetkarı Sevgi ile Arayış

Bu gayatri-mantrada da böyledir. Eğer sizin

bhargo devasya dhimahi

ile ilgili anlayışınız "Tanrı'nın (devasya) ışığı (bhargo) üzerinde meditasyon (dhimahi) yapmaksa," ve benim anlayışım "bize Krishna'yı (devasya) verecek olan Srimati Radharani'ye (bhargo) müstesna hizmet (dhimahi)" dışında başka birşey değilse, o zaman manevi hedeflerimiz farklı olmak zorundadır.

Başka türlü olabilir mi?

Eğer biz savitur/barghoyu bu dünyanın ışığı (güneş) olarak anlıyorsak ve eğer devasyanın güneş-tanrısına (Surya) ya da bu evrenin yaratıcı-tanrısına (Brahma) atıfta bulunduğunu düşünüyorsak, o zaman hedefimiz en yüksek göksel gezegen olan Brahma-loka'dan daha yüksek olamaz.

Ve eğer savitur/barghonun her yere yayılan, ayrımsız, evrensel bilinç (Brahman) ışığı (jyoti) olduğunu düşünüyorsak, o zaman bilincimiz o homojen, ışık saçan (brahma-jyoti) hapishanede tutsak olur, hapsedilir.

Ama eğer, Srila Guru Maharaj'ın lütfuyla anlarsak ki, gayatri mantranın gerçek, içsel anlamı,

gayatri muralista-kirtana-dhanam / radha-padam dhimahi

Krishna'nın flütü sadece Srimati Radharani'nin nilüfer ayaklarına hizmetin şarkısını söyler...

ve Hare Krishna maha-mantra söylediğimiz zaman doğru anlayış ve duamızın gerçek anlamı budur,

"Hare (Ey Srimati Radharani, lütfen beni) Krishna (için olan hizmetinde Senin hizmetkarın olarak görevlendir). Hare (Ey Hizmetin En Üstün Sahibesi, lütfen bana, Sevgilin Radha-Ramana'ya) Rama (olan hizmetinde Sana, az da olsa, yardım etmem için izin ver)..."

o zaman mümkün olan en üstün amacı: hizmet dünyasında, Hizmetin Sahibesi Srimati Radharani'nin kutsal nilüfer ayaklarında pozitif uğraşı elde ederiz.

Krishna bilinci bir ritüel değildir. Maha-mantrayı adet yerini bulsun diye, minimum gayret ve tefekkür ile zikredebiliriz ve yine de Tanrı Katına gitmeyi umabiliriz diye düşünmek söz konusu olamaz. Bizi hedefimize götürecek olan, mantranın ağzımızda gevelenme sayısı ya da monoton bir şekilde tekrar edilmesi, sözcüklerin sesle ifadesi veya kadansı değil, mantranın Srila Guru Maharaj tarafından bize verilmiş olan içsel kavramıdır.

Srila Guru Maharaj, maha-mantranın gerçek enerjisinin ya da etkisinin zikrettiğimiz roundların miktarında değil, niteliğinde olduğunu vurguladı. (Elbette, bu demek değil ki saptanan minimum round sayısını her gün zikretmek — malika upabasa na! — olan Srila Gurudeva'nın emrini dikkate almamalıyız.)

Maha-mantra Kutsal Adı zikreden herkesi aynı hedefe götürmez. Karmiler, jnaniler, yogiler ve mayavadiler de maha-mantra söylerler ve gayatri mantra üzerinde meditasyon yaparlar ama onların motivasyonu (ve dolayısıyla hedefi) bhaktaların motivasyonu ile aynı değildir.

Maha-mantrayı zikretmek bize ne istersek onu verecektir. Eğer bütün istediğimiz bu dünyada daha iyi bir yaşam ise (karma), mantra o arzuyu yerine getirir; eğer karmadan özgür olmak, bu ıstırap dünyasından azat olmak istiyorsak (jnana), mantra onu elde etmemiz için bize yardım edebilir; eğer bu fiziksel dünya üzerinde üstünlük kurmak istiyorsak (yoga), mantra üzerinde meditasyon yapmak mistik siddhilere sahip olmamızda bize yardım edebilir ve hatta her şeyi sonlandırmak, evrensel bilince (brahma-jyoti) karışarak bireysel varoluşlarımızı silmek istiyorsak, mantra yardım eder.

Ama eğer pozitif uğraş istiyorsak, adanmışlık ülkesinde hizmet etmek (bhakti) istiyorsak, o zaman Srila Guru Maharaj ve Srila Gurudeva'dan aldığımız radha-dasyam anlayışı üzerinde meditasyon yaparsak, samimiyetimize göre, mantra bizi dosdoğru o en üstün ülkeye götürür. Aynı mantra, bilinçaltı arzularımıza, ya da üzeri örtülü, içsel özlemlerimize ve/veya beklentilerimize göre bizi farklı hedeflere götürür.

O halde, maha-mantrayı zikretmedeki büyük tehlike, bizi tam olarak gitmek istediğimiz yere götürecek olmasıdır! — dolayısıyla nereye gittiğimizi ve oraya nasıl ulaşılacağını kesin olarak bilmeliyiz. Srila Gurudeva bize yol haritasını vermiş bulunuyor ve güzergah da net olarak belirlenmiş:

trnad api sunicena / taror api sahisnuna
amanina manadena / kirtaniyah sada harih

Tevazu, hoşgörü ve uyum Krishna'nın Kutsal Adını saf olarak zikretme yolunu hazırlar.

Bu bakımdan maha-mantrayı zikrederken, tıpkı otoyolda dikkatimizi dağıtan, bizi geciktiren ya da hedefimize ulaşmadan önce, bizi durdurmak için baştan çıkaran cazip reklam panoları gibi, aniden beliren sinsi, karmaşık arzulardan uzak durmak için fazlasıyla dikkatli olmalıyız, çünkü kendimize bu tali yollardan herhangi birine sapma izni verirsek, kendimizi "tepetaklak Vaikuntha'ya atılmış" bulabiliriz.

Zikir bizi "yuvaya, Tanrı Katına" götürecektir ama o yuvanın nerede olduğu, bizim "Tanrı Katı" ile ilgili anlayışımıza ve gurularımızın bize vermiş oldukları mantraların gerçek anlamı ile ilgili kavrayışımıza bağlıdır, bu nedenle duamız şudur:

om ajnana-timirandhasya / jnananjana-salakaya
caksur unmilitam yena / tasmai sri-gurave namaha

Gözlerim cehaletle perdelenmişken (om ajnana-timirandhasya) neyin doğru neyin yanlış olduğunu, ya da herhangi bir şeyle ilgili doğru kavramın ne olduğunu nasıl bilebilirim? Bu yüzden sana boyun eğiyorum, efendim ve kurtarıcım (tasmai sri-gurave namaha), çünkü sadece senin ilahi lütfunla (jnananjana-salakaya) gerçekliği bir an için görebilirim (caksur unmilitam yena).

—İngilizceden çeviren:
Krishnendrani Devi Dasi


Önceki  |  Arşiv  |  En Son Blog  |  İlk 10  |  Yeni  |  Sonraki

URL: http://www.imonk.net/turkish/11/february1.html
Düzen: iMonk — 7 Şubat, 2011.